Balıkçılların Çeşitli
Özellikleri
Allah kuşları çok çeşitli renklerde yaratmıştır. Ayrıca her kuş türünün
kendi içinde sahip olduğu renk çeşitliliği de Allah'ın üstün yaratışının
delillerinden bir tanesidir. Örneğin balıkçıl kuşları su olan her
yerde görülebilen kuşlardandır. Büyük mavi balıkçıl Kuzey Amerika'da
yaşayan en uzun boylu yabani kuştur. Renkleri ile dikkat çeken mavi
balykçıllar yuva yapma zamanları hariç grup halinde toplanmaz. Balıkçılların
toplu yuva yerleri genellikle insanların ulaşmasının zor olduğu uzak
ve gizli bölgelerde bulunur. Başka bir tür balıkçıl olan Hank balıkçılları
ise ilkbaharda çok farklı renklere bürünür. Yetişkin balıkçılların
renkli gagalarının etrafında, yalnızca yuva yapma zamanına özgü renkli
parçalar bulunmaktadır.
Ranger Rick, June 1992, s. 22 |
|
|
Sincapların Hassas
Duyuları
Sincaplar kışın yiyecekleri besin maddelerini daha önceden toplayan
canlılardandır. Kış için yiyecek depolayan sincaplar, çeşitli yerlere
gömdükleri fındıklarını mükemmel koku duyularını kullanarak bulur.
Öyle ki, 30 cm.'lik karın bile altına gizlenmiş olan fındıkların kokusunu
alabilirler. Sincapların da pek çok canlıda olduğu gibi kendi aralarında
kullandıkları haberleşme yöntemleri vardır. Örneğin kırmızı sincaplar
düşman gördüklerinde kuyruklarını sallar ve heyecanlı sesler çykarmaya
başlar. Bu haberleşme yöntemlerinin dışında yüksek dallarda koşarak
hareket edebilen sincaplar kuyruklarını denge sağlamak için de kullanır.
Yönlerini de kuyruklarını çevirerek değiştirirler. Sincapların kuyrukları
bir geminin dümeni ile aynı işlemi görür. Sincaplaryn bıyıkları da
dengelerini sağlamada önemli bir unsurdur. Bıyıkları kesilen sincaplar
dengelerini koruyamazlar. Aynı zamanda sincaplar bıyıklarını geceleri
dolaşırken etrafta bulunan nesneleri hissetmek için de kullanır.
Ranger Rick, October 1993, s. 6-12 |
|
|
Susuzluğa Dayanıklı
Muhabbet Kuşları
Yabani muhabbet kuşları Avustralya'nın fazla yağmur almayan bozkırlık
bölgelerinde yaşar. Su ihtiyaçlarını yedikleri tohumlardan karşıladıkları
için bu kuşlar hava son derece kurak da olsa 1 ay boyunca hiç su içmeden
rahatlykla yaşayabilir. Yabani muhabbet kuşlarının hayatlarında suyun
çok önemli bir yeri vardır. Örneğin yeterli miktarda su bulamadıkları
zaman, yavru yapmayı durdururlar ve su için yeni yerler aramaya çıkarlar.
Yeterli büyüklükte su birikintisi bulduklarında olabildiğince hızlı
bir şekilde yumurtlamaya başlarlar.
Ranger Rick, August 1999, s. 5-7 |
|
|
Ormanlarının Sahte
Çiçekleri: Mantisler
Mantis böcekleri, süslü dış görünümleri nedeniyle ormanların sahte
çiçekleri olarak da bilinirler. Örneğin Hymenopus mantis türü alt
kollarını açar ve çiçeğin taç yaprakların taklit etmek için oval
kuyruk bölümünü havaya kaldırır. Görünümüyle üzerinde bulunduğu çiçeğe
tıpatıp benzeyen Mantis, bu şekilde nektar arayan kelebekleri kendine
doğru çekmiş olur. Başka tür Mantisler de görünümleri sayesinde çiçeklerin
ve yaprakların arasına kolaylıkla karışır. Bununla birlikte Mantisler
son derece çevik hareket eder. Hareketsiz dururken bile aniden saldırıya
geçebilecek kadar hazırdırlar.
Bu resimlerde farklı türlere ait Mantisler görülmektedir. Mantisler'in
bütün üyeleri mükemmel birer kamuflaj ustasıdır.
Borneo, The World's Wild Places, Time Life Books, s. 68 |
|
|
Zebra Çatal Kuyruklu
Kelebekler
Zebra çatal kuyruklu kelebeklerin üst kysymları adlarından da anlaşılacağı
gibi zebraya benzeyen çizgileri olan siyah ve beyaz renklerden oluşmaktadır.
Kelebeğin kanatlarındaki bu desenlerin düşmanlarının dikkatini kuyruğuna
doğru yönelttiği düşünülmektedir. Bu kelebek için önemli bir savunma
sistemidir. Çünkü kanatlarındaki bu yapı sayesinde bir kuş, kelebeğin
kuyruğuna gagası ile çarptığında dahi kelebek için hayati bir tehlike
söz konusu olmaz. Çünkü kopan kuyruk kelebeği etkilemez. Bu kelebek türünün, kelebek olmadan önceki (koza
içindeki) hali, dış görünüş olarak bir yaprağa
benzer. Bu evrede ipek bir kuşakla bulundukları yere bağlanırlar.
Diğer kelebeklerin pupalarında olduğu gibi bu kelebeklerin pupaları
da zamanı geldiğinde kenarlardaki dikiş yerlerinden ayrılır. Ve bu
şekilde kozada bir kapak ortaya çıkmış olur. Kozadan çıkmaya çalışan
kelebek bu kapağın arkasını iter, yukarıya doğru yuvarlanır ve kuruması
için kanatlarını bir süre aşağıya doğru asılı bir şekilde tutar. Kozanın
yapısındaki bu özel tasarımın tesadüflerle oluşabileceğini öne sürmek
elbette ki imkansızdır.
Zebra çatal kuyruklu kelebeklerinin hem erişkinleri hem de pupaları
düşmanlarından korunacakları sistemlerle birlikte Allah tarafından
yaratılmıştır. Çekici dış görünümleri aynı zamanda düşmanlarından
korunmalarını sağlayan bir savunma sistemidir de...
Thomas Emmel, Florida's Fabulous Butterflies, s. 61 |
|
|
Kürklü Kuyruklar
Boyut olarak küçük olan hayvanlar hareket etmediklerinde hızla ısı
kaybeder ve donma tehlikesi ile karşılaşırlar. Bu da onlar için özellikle
uykuda oldukları vakitlerde bir tehlike oluşturur. Ama Allah her canlı
türü için olumsuz dış şartlardan etkilenmemelerini sağlayacak korunma
yöntemleri yaratmıştır. Örneğin sincap gibi canlılar kalın bir kürke
benzeyen kuyruklarını vücutlarının etrafına sarmalayıp, bir top gibi
kıvrılarak uyur. Sincapların kuyrukları tıpkı bir palto gibidir. Soğuk
havalarda uyuduklarında sincaplar kuyrukları sayesinde donmaktan kurtulur.
Jill Bailey, Anticipating The Seasons, Nature Watch Series, s. 10
|
|
|
Baykuşların Soğuktan
Koruyan Tüyleri
Baykuşlar gece yaşayan kuşlardır. Bu nedenle gece olup da sıcaklık
düştüğü zamanlarda avlanmak için harekete geçerler. Vücut yapılarını
incelediğimizde diğer yırtıcı kuşlar içinde en kalın tüylere sahip
olanların baykuşlar olduklarını görürüz. Örneğin resimde görülen ve
karlı bölgelerde yaşayan bu baykuş türünün özellikle bacaklarının
ve ayaklarının üzerinde son derece kalın tüyler vardır. Allah tarafından
onlar için yaratılmış olan bu özel tasarım sayesinde baykuşlar soğuktan
etkili bir şekilde korunmuş olur.
John Hendrickson, Raptors, Birds of Prey, s. 11 |
|
|
| İğneli Istakozların
Göçü
İğneli istakozlar Florida kıyılarındaki ve Bahama çevresindeki mercan
kayalıklarında yaşar. Fakat hava şartlarının değişmesiyle birlikte
kayalıklardaki yuvalarını bırakırlar ve deniz altında toplanmaya başlarlar.
Daha sıcak ve güvenli olan derinlerdeki sulara doğru yapacakları göç
için bir hazırlıktır bu. Göçe hazırlanan istakozların her biri yapışkanımsı
antenleriyle önlerindeki istakozun arkasına tutunur ve tek sıra oluştururlar.
Oluşturulan her sırada yaklaşık 50 tane istakoz bulunur. Istakozların
tek sıra oluşturarak hareket etmelerinin önemli sebepleri vardır.
Öncelikle bu hareket suyun sürükleme etkisini azaltır ve daha az güç
harcamalarını ancak daha hızlı hareket etmelerini sağlar. Bundan başka
hiçbir gizlenme yeri olmayan açık kum ovaları boyunca hareket eden
istakozlar karşylaryna çıkan tehlikelere karşı daha etkili bir koruma
sağlamış olur. Göç eden istakoz sürüleri düşmanları tarafından saldırıya
uğradıklarında yaptıkları sırayı bozar ve kıskaçları dışarıda olacak
şekilde yeni bir sıra oluştururak savunma yaparlar.
David Attenborough, The Trials of Life, s. 123
|
|
|
Güneş Kuşları
Afrika'da yaşayan güneş kuşları genel olarak sinek kuşlarına çok benzeyen
canlılardır. Güneş kuşları da sinek kuşları gibi son derece ufaktır.
Buna rağmen onlar da nektar toplamak için uzun mesafe uçuşları yapabilir.
Gagaları ve dilleri çiçeklerdeki nektarı derinlerden kolaylıkla çekebilecekleri
şekilde tasarlanmıştır. Havada asılı kalma konusunda sinek kuşları
kadar başarılı değildirler. Bir çiçek önünde kısa sürelerle havada
asılı kalabilmelerine rağmen, genel olarak çiçeklere konarak beslenmeyi
tercih ederler. Erkek güneş kuşları da, sinek kuşlarında olduğu gibi
dişilerden daha renklidir. Bu kuşlardaki renk çeşitliliği pigmentlerden
çok tüylerindeki renklerin yapısından kaynaklanır. Güneş ışığının
hareketiyle birlikte tüyler üzerindeki renkler de çeşitlilik gösterir.
Güneş kuşları canlı renkleri ve çiçeklerden kolaylıkla nektar emmelerini
saşlayan gaga yapyları ile dikkat çeken kuşlardır. Gagalarındaki özel
tasarım sayesinde her çiçekten kolaylıkla nektar toplayabilirler.
Dr. Greg and Mary Beth Dimijian, Animal Watch, s. 83 |
|
|
| Süngerlerin şaşyrtycy
Özellikleri
Bilim adamları Meksika'da yaşayan tüp süngerlerinin nasıl olup da
sindirim sistemleri, sinir sistemleri, beyinleri ve kasları olmadan
nefes aldıkları, yemek yedikleri ve kendilerini korudukları gibi sorulara
cevap aramaktadırlar. Yakın zamanlarda keşfedilen bir tür olan Asbestopluma
hypogea isimli boyutu başparmak tırnağından biraz daha büyük olan
süngerin beyaz oval vücudundan çıkan uzantıları vardır. Bu uzantılardan
da küçük tüycükler çıkmaktadır. Tüycükler deniz kabuklularını yakalayacak
bir kanca görevini görür. Av yakalanır yakalanmaz süngerin hücreleri
harekete geçer ve deniz kabukluları 24 saat içinde tamamen sünger
hücreleri ile kaplanır. Süngerin hücreleri et parçalarını emerek kendi
sitoplazmalarına geçirirler. Yiyeceği hazmedebilmeleri içinse süngerlerin
hareket etmeleri gerekmektedir. Hiçbir organı olmamasına rağmen
çok farklı bir yöntem kullanarak et sindirebilen bu canlı Allah'ın
çeşitli yaratmasının örneklerinden sadece biridir.
International Wildlife, July-August 1999, s.27
|
|
|
Ur Sineklerinin Üreme
Yöntemleri
Ur sinekleri yuvalarını, yenilebilir niteliklerdeki yaprakların üzerine
kurar. Bunun çok önemli bir nedeni vardır. Bu sineklerin dişileri
yumurtalarını yaprak dokularının içerisine depolar. Bu işlemi yaparken
kullandıkları yöntem ise son derece ilginçtir. Ur sineklerinin vücutlarında
özel bir kimyasal madde üretilmektedir. Yapraklarda ur şeklinde bir
çıkıntı oluşmasına sebep olan bu kimyasal maddeyi, sinekler yumurtalarla
birlikte yaprak dokusuna enjekte eder. Yaprakta oluşan çıkıntı larvaların
büyüme odası olacaktır. Bir süre sonra yumurtadan çıkan larvalar yenilebilir
nitelikte duvarları olan bu güvenlikli odada hem korunmuş, hem de
kolaylıkla beslenmiş olur. Görüldüğü gibi Ur sineklerinin üreme yöntemleri
son derece ilginçtir. Sineğin vücudundaki kimyasal madde sadece bu
türe özgü bir maddedir. Yapraklarda çıkıntı oluşturması ve bu çıkıntının
larvaların büyüyebileceği özelliklere sahip olması da son derece özel
bir durumdur. Üremek için gereksinim duyduğu bu maddeyi sineğin kendi
kendine oluşturması elbette ki imkansızdır. Bu maddenin tesadüfen
oluşması da mümkün değildir. Ur sineklerinin üremeleri birbirine bağlı
gerçekleşen olayların aynı anda ortaya çıkmasına, yani aynı anda yaratılmasına
bağlıdır. Sinek bu üreme sistemi ile birlikte Allah tarafından yaratılmıştır.
Allah her canlının ihtiyacını bilendir ve rızkını verendir.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels & Mysteries Reader's Digest,
s. 300 |
|
| Mavi
Kelebek Tırtılının Şaşırtıcı Planı
Resimde görülen mavi kelebek tırtıllarının son derece ilginç bir barınma
yöntemleri vardır. Tırtıl yumurtadan çıktıktan sonra yaklaşık 3 haftalık
bir süre boyunca kekik bitkisiyle beslenir. Bu sürenin bitiminden
sonra da tırtıl bitkiden aşağıya doğru iner ve daha sonra etrafına
bir koku yaymaya başlar. Bu hareketinin çok önemli bir nedeni vardır.
Tırtılın yaydığı koku, yakınlarda yaşayan kyrmızı karıncalara çok
cazip gelen bir kokudur ve karıncaları tırtılın bulunduğu bölgeye
çekecektir. Etrafına karıncaları toplayan tırtılın bu aşamadan sonraki
davranışları ise son derece ilgi çekicidir. Kokunun etkisiyle kendisine
yaklaşan kırmızı karıncaları gördüğünde tırtıl başının arkasındaki
deriyi şişirerek karınca larvalarını taklit etmeye başlar. Taklit
o kadar başarılıdır ki buna aldanan karıncalar tırtılı karınca larvası
zannederek kendi yuvalarının olduğu yere taşırlar. tırtıl hemen hemen
1 yıl boyunca bu yuvadaki karınca larvalarıyla beslenerek büyür. Kış
mevsimini karınca yuvasında derin bir uykuda geçiren tırtıl ilkbahar
gelince kendine bir ipek kozası yapar. Yazın ortası geldiğinde ise
yuvayı terketmeden önce kozanın içerisinde değişmeye başlayarak yavaş
yavaş yetişkin bir kelebek haline gelir.
Michael Scott, The Young Oxford Book of Ecology, s. 33
|
|
|
Hayvan Gözlerindeki
Özel Tasarımlar
Doğadaki hayvanların tümünün türlere göre birbirlerinden çok farklı
özellikleri vardyr. Dış görünüşleri, deri türleri, göz ve ağız yapıları
gibi… Bu özelliklerden tek bir tanesinin incelenmesi bile özel bir
yaratılışın olduğunun anlaşılması için yeterli olacaktır. Örneğin
omurgalı hayvanlardaki çeşitli göz yapylarını inceleyelim. Omurgalı
hayvanlarda gözlerin konumunun değişmesi görme güçlerinin de değişmesine
neden olur. Örneğin beyaz kuyruklu geyiklerin gözleri yüzlerinin yan
taraflarında yer alır. Gözlerin bu konumu geyikler otlanırken bile
her iki taraflarını da görmelerini sağlar. Geyik bu sayede arkasından
gelen bir avcının yerini hemen farkedebilir ve harekete geçebilir.
Başka bir omurgalı hayvan olan su aygırlarının göz yuvaları (göz küresinin
bulunduğu kemik boşlukları) ise diğer canlılara göre daha yüksek bir
yerde bulunur. Gözlerinin bu konumu sayesinde hayvan, kafasının büyük
bir bölümü su altındayken dahi etrafını rahatlıkla görebilir. Başka
bir örnek olarak da gece yaşayan canlılardan baykuş maymunlarını verebiliriz.
Gece yaşayan diğer birçok hayvan gibi baykuş maymununun da son derece
büyük gözleri vardır. Ayrıca gözlerinin başının önünde bulunması da
bu canlıya çok geniş bir bakış açısı kazandırır. Bu sayede baykuş
maymunları çok uzun mesafeleri dürbün kullanıyormuşçasına rahat görürler.
İhtiyaçlarına göre özelliklerle yarattığı canlılar üzerinde bize sanatını
tanıtan Allah'ın şanı çok yücedir.
Solomon, Berg, Martin, Villee, Biology, s.876 |
|
|
Guanacolar'ın Sosyal
Yaşamları
Güney Amerika'da yaşayan bir deve türü olan Guanacolar düzenli sosyal
yaşama sahip olan hayvanlardandır. Guanacolar ailelerini, beraber
yaşadıkları sürülerini ve yaşadıkları bölgelerini tehlikelerden uzak
tutmak için birbirlerine mesajlar gönderir. Haberleşirken kulakla
işaret gönderme, mırıldanma, çömelme, tükürme, göğse vurma, kuyruk
sallama gibi pek çok hareketi kullanırlar. Guanacolar vücut duruşları
ile de mesaj gönderirler. Zamanlarının çoğunu kendi yerleşim bölgelerinin
sınırlarını belirlemekle geçiren yetişkin erkekler için vücut duruşu
özellikle önem taşımaktadır. Yabancı bir erkek yaklaştığında o bölgeye
hakim olan erkek, kuyruğunu havaya kaldırarak ani bir şekilde dimdik
ayağa kalkar. Boynunu kıvrılmış bir S şekline getirir, kulaklarını
arkaya doğru yatırır ve burnunu yukarı doşru kaldırır. Bu şekilde
Guanaco düşmanına gözdağı vermiş olur.
International Wildlife, July/August 1998 |
|
|
Lorisler'deki Özel
Tasarım
Lorisler gece vakitlerinde faaliyet gösteren ve son derece yavaş hareket
eden hayvanlardyr. Bir av gördüklerinde çok yavaş ve dikkatli bir
şekilde sürünerek yaklaşyrlar. O kadar sessizce hareket ederler ki,
duran bir böceşi ya da uyumak üzere olan bir kuşu, onlar tehlikeyi
farketmeden önce yakalayabilirler. Lorisler ağaçlarda asılı durarak
yaşayan canlılardır. Başka bir canlının Loris kadar -kimi zaman tüm
gün boyunca- bir dalda asılı kalması oldukça zordur. Loris içinse
sürekli olarak ağaçlarda asılı kalmak hiçbir sorun oluşturmaz. Çünkü
Loris'in ön kollarının her biri, kan akışını düzenleyen kapsamlı bir
kan damarı ağına sahiptir. Görüldüğü gibi bu canlıda tam ihtiyacı
olan özelliklerin sağlandığı bir tasarım söz konusudur. Bu tasarım
ise hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah'a aittir.
Borneo, The World's Wild Places, Time Life Books, s. 103 |
|
|
Bal Porsuğunun Kalın
Derisi
Bal porsuğu arı kovanlarından bal yiyerek beslenen bir canlıdır. Yiyecek
ararken çoğu zaman arıların saldırıılarına maruz kalan bal porsuğunun
derisi bu saldırılara dayanıklı olacak şekilde Allah tarafından yaratılmıştır.
Porsuğun derisi o kadar sert ve dayanyklıdır ki bir arının iğnesinin
bile bu deriyi delmesi imkansızdır.
http://disney.go.com/DisneyChannel/AmazingAnimals/fact1.html |
|
Kedilerin Özel Gözleri
Kediler karanlıkta çok iyi görebilen canlılardandır. Bunu sağlayan,
kedilerin gözlerinin arkasynda bulunan ve gözlerine gelen her ışını
çift görmelerini sağlayan özel bir yansıtıcı yüzeydir.
Kedilerin gözlerinde karanlıkta görmelerini kolaylaştıran yansıtıcı
bir yüzey vardır. Bu özel yapı sayesinde kediler gece zifiri karanlıkta
bile rahatlıkla hareket ederler.
http://disney.go.com/DisneyChannel/AmazingAnimals/fact6.html |
|
|
Aslanların Gözleri
Mükemmel bir gece görüşüne sahip olan aslanlar bu sayede geceleri
rahatlıkla avlanabilir. Karanlıkta dolaşan aslanların ışığı mümkün
olduğu kadar fazla toplayabilmeleri için gözlerinde özel bir tasarım
vardır. Diğer canlılara göre daha büyük olan gözbebekleri ve lensleri
aslanları iyi birer avcı yapan en önemli özelliklerdendir. Allah bu
canlıları içinde yaşadıkları ortama en uygun özelliklerle birlikte
yaratmıştır.
Chistopher Mc Gowan, The Raptor and The Lamb, s.11 |
|
|
| Kelebeklerin Muhteşem
Kanatları
Çoğu kelebeğin kanatlarının üstünde ve altında birbirinden farklı
desenler bulunur. Kelebekler bu desenleri kamuflaj yapmak için kullanır.
Vücutlarının alt kısımlarında genellikle soluk renkler vardır. Saklanmak
istediklerinde kelebekler bu renklerinden faydalanır. Daha parlak
ve canlı renklerdeki desenlerini ise sadece gerektiği zamanlarda -çiftleşme
dönemlerinde olduğu gibi- kanatlarını açık tutarak ortaya çıkarırlar.
Kelebeklerin renkli ve farklı desenlere sahip kanatları Allah'ın benzersiz
renk sanatının birer tecellisidir. Kanatlarındaki simetri ise tesadüflerle
oluşamayacak bir mükemmelliktedir.
Thomas C. Emmel, Florida's Fabulous Butterflies, s.4
|
|
|
Kelebeklerin Uzun
Dilleri
Kelebeklerin pek çoğunun uzun bir burnu (Proboscis) vardır. Proboscis,
çiçeklerin derinlerde olan nektar gibi sıvı besinlerini emmek ya da
su içmek için kulanılan uzun bir dildir. Kelebekler bu uzun dillerini
kullanmadıkları zamanlarda içeriye doğru sararlar. Bu dil yuvarlanarak
sarılmadığı zamanlarda kelebeğin boyunun 3 katı kadar uzayabilir.
Thomas C. Emmel, Florida's Fabulous Butterflies, s.4 |
|