|
HAYVANLAR ALEMİ BÜTÜN HAYVANLAR
JACANA
Jacana denen kuşların büyük ayakları vardır. Kuşun ayakları ağırlığını
dağıtır ve böylece Jacana suyun üzerinde yüzen büyük zambak yapraklarının
üzerinde düşmeden yürüyebilir. Bu sayede gölcüğün ortasında rahatlıkla
hareket ederek su böcekleri ve küçük balıklarla beslenir.
ZooBook, Animal Wonders, January 98, Vol.15 N.4 |
 |
|
KIRMIZI TAÇLI KUŞ
Kırmızı taçlı kuş gibi yağmur ormanlarındaki birçok kuş besininin
önemli bir bölümünü incir ağaçlarından sağlamaktadır. Bundan başka
Polyrhachis karıncaları da incir dallarının üzerinde buldukları besinleri
yuvalarına taşırlar. Bu karıncalar ağaçlardan yuvalarına giderken
incir tohumlarının yayılmasında çok önemli bir görev almış olurlar.
İncir tohumunu taşıyan karınca bu tohumları daha sonra yemek için
biriktirir. Yedikleri tohumlar zarar görmüş olur, fakat karınca yuvasında
kalanlar filizlenip olgun bir incir ağacı olma şansı bulur.
National Geographic, April 1997, s.41 |
|
KUŞLAR
Ördek, kaz ve kuğuların birçoğunun yuvaları, dişinin göğsünden yolduğu
tüylerle kaplıdır. Bu, tüyler endüstride yalıtkan olarak kullanılır.
Giovanni G. Bellani, "Quand L'oiseau Fait Son Nid", s.56

|
|
YALIÇAPKINI
Yalıçapkını kuşu, küçük balıkları kolay yutabilmek için baş tarafından
yani kılçıklarının yönünde yutar. Fakat balıkları yavrularına yedirecekleri
zaman, kuyruklarından tutar ve onların rahatça yutabilecekleri yönde
ağızlarına verir.
Giovanni G. Bellani "Quand L'oiseau Fait Son Nid", s.100 |
 |
|
KÖPEKBALIĞI
Köpekbalıkları kendi çevrelerindeki 30 metrelik bir alanın dışında
göremezler ve koku alamazlar. Ama su içinde ses dalgalarını yayan
en zayıf çırpıntıları dahi hemen algılayabilirler. Köpekbalıklarının
vücutlarının iç kısımlarında uzanan mukozada, çok duyarlı olan sinir
uçları bulunur. Bu sinir uçları algıladıkları dalgaları beyne iletir
ve böylece balık ses kaynağına doğru yönelir. Köpekbalıklarının yüzme
kesesinde ve solungaçlarında suyu dalgalandırarak oksijen taşınmasını
sağlayan kapak da bulunmaz. Bu nedenle köpekbalıkları yaşamlarını
sürdürebilmek için sürekli hareket etmek zorundadırlar.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:209, Nisan 1985, s.10 |
|
|
ELEKTRİKLİ BALIKLAR
Bazı balıklar sahip oldukları 500 voltluk elektrik yükü ile avlarını
öldürürlerken bazı balıklar da 2 ya da 3 voltluk elektrik sinyallerini
sadece haberleşme için kullanırlar. Elektrik yükünün boşalması ile
oluşan sinyallerin enerji kaynağı, balığın kuyruğunda yer alan bir
"elektrik üretici"dir. Bu sinyaller hayvanın gövdesinin arka bölümüne
dağılmış olan binlerce delikten yayılır ve suda anlık bir elektrik
alanı oluşturur. Çok yakında bulunan nesnelerin bu elektrik alanının
biçimini bozması ise, balığın çevredeki nesnelerin büyüklüğü ve iletkenliği
ile ilgili bilgiler edinmesini sağlar.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:207, Şubat 1985, s.3 |
|
PAPAĞAN BALIĞI
Papağan balığı beslenme ve sindirim için bazı özel teçhizatlara ihtiyaç
duyar. Papağanınkine benzer sert gagası mercan kayalıklarından algleri
kazımasına, daha fazlasını aradığında da kayalardan büyük parçaları
koparmasına yardımcı olur. Gırtlağındaki özel dişler kaya parçacıklarını
öğütmesini; algleri ve birer mercan hayvanı olan küçük polipleri parçalamasını
sağlar. Mercan yıkıntılarının yığınları üzerinde görülen diş izleri
balığın o bölgede beslendiğinin kanıtıdır. Kayayı ısırdıktan ve parçaladıktan
sonra yemeği sindirir ve kum olarak geri çıkarır. Büyük bir papağan
balığı bir yılda mercan yapılardan bir yada iki ton kum üretir.
The Ocean World of Jacques Cousteau, Quest for Food, s.46 |
 |
|
VOLAN-BOYUNLU KERTENKELE
Hayvanların çok şaşırtıcı korkutma yöntemleri vardır. Örneğin Avustralya'da
yaşayan volan-boyunlu kertenkelenin, boynunun etrafında, tehdit edildiğinde
ortaya çıkan, geniş, yuvarlak bir yaka gibi yaydığı deriden bir gerdanlık
vardır. Bu yuvarlak yaka siyah, beyaz, kahverengi ve kırmızı renkli,
sarı benekli parlak bir desenle süslenmiştir. Bunun dışında, volanlı-kertenkele
genellikle arka ayakları üzerinde durur ve kamçı gibi olan kuyruğunu
düşmanı kamçılamak ister gibi dalgalandırır. Kertenkele aynı zamanda
da tıslar ve düşmanlarına tehlike sinyali veren ağzını da açabildiği
kadar açar.
Jill Bailey, Mimicry and Camouflage, s.44 |
 |
|
GERBİL
Çöllerde hayatta kalmanın en büyük sırrı suyu idareli kullanmayı başarabilmektir.
Suyu idareli kullanmanın bir yolu da zamanını yerin altında geçiren
canlılarda olduğu gibi nefesini iyi kullanmaktır. Bu canlıların nefes
alıp vermesi yuvalarında nemli bir ortam oluşturur. Bu sayede vücut
yoluyla su kaybı en aza indirgenmiş olur. Afrika'nın çöllerinde yaşayan
Gerbil (arka bacakları uzun olan, tüylü kuyruklu, ufak bir hayvan)
bu nemi çok iyi kullanır. Gerbiller uyurlarken yuvalarına kuru tohumlar
koyarlar. Bu tohumlar havadaki nemi emer ve Gerbiller uyandıklarında
bunları yiyerek, gündüz nefesleriyle kaybettikleri suyun bir kısmını
geri kazanmış olurlar.
Michael Scott, The Young Oxford Book of Ecology, s.92 |
|
|
KUŞLAR
Üreme dönemi yorgunluk ve tehlikelerle dolu olsa da, daha ilk kuluçkadaki
yavruların bakım ihtiyacı sürerken, bundan başka ikinci ve üçüncü
yuvanın bakımını da üstlenen birçok kuş vardır. Küçük yağmur kuşu
ve ırmak dalgıcı günlerini ilk doğan yavruların bakımı ve ikinci yuvadaki
yumurtaların kuluçkası ile geçirir. Yaban güvercinleri, karatavuklar
ve dağ serçeleri uzun bir üreme dönemi içine dağılmış (Mart'tan Eylül'e
kadar) 5 kuluçkaya sahip olabilirler. Su tavuğugillerde, su tavuğu
ve kırlangıçların ilk kuluçkası büyüdüğünde, bunlar ikinci kuluçkadaki
yavruların büyümesine yardım ederler. Bir arıkuşu çifti, bir önceki
sene bu sene için kendilerine staj veren bir diğer çifte de yardım
eder. Bu tür yardımlaşmalar kuşlar arasında yaygındır.
Giovanni G. Bellani, "Quand L'oiseau Fait Son Nid", s.33 |
|
SU PİRESİ
Bazı su hayvanları yavrularından ayrılmaz, onları beraberinde taşırlar.
Kabuklulardan su pireleri, su tekeleri ve su tespih böcekleri böyledir.
Bu hayvanlar yumurtalarını göğüslerinin altında taşırlar. Hatta yavrular
da annelerinin altına sığınarak yüzerler. Neritin denen küçük yumuşakçalar,
yumurtalarını kabukları üzerinde öbek öbek taşırlar. Her öbekten yalnızca
bir yumurta açılır, diğerleri genelde tahrip olur.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı 234, Mayıs 1987, s.17 |
 |
|
BAĞIRTLAK KUŞU
Çölde yaşayan birçok çöl memelisi ve kuş su bulabilmek için dolaşırlar.
Bu hayvanlardan bir tanesi de kimi zaman su bulabilmek için 80 km.
uçan Bağırtlak kuşudur. Erkek bağırtlağın göğsünün arka tarafında
suyu teninde tutabilecek tüyler vardır. Kuş bu tüylerde muhafaza ettiği
suyu, daha sonra yuvadaki yavrularına götürür.
Michael Scott, The Young Oxford Book of Ecology, s.93 |
|
CRAYOLA ÇEKİRGESİ
Crayola çekirgesinin vücudunda bulunan çeşitli renkler avcıların dikkatini
çeker. Böcek neden böyle göşterişli bir yapı sergilemektedir? Bu çekirgenin
vücudundaki kimyasal maddeler tadının çok kötü olmasına yol açar.
Dikkat çekici renkleri de bir kere Crayola'nın tadına bakmış olan
şanssız hayvanlara bir başka teşebbüsün de tatsız olacağını hatırlatır.
International Wild Life, May-June, 1998, s.24 |
|
MÜREKKEP BALIĞI
Mürekkep balıklarının ilginç bir hareket mekanizmaları vardır. Bu
balıklar istedikleri zaman suda saatlerce hareketsiz kalabildikleri
gibi, gerektiği zamanlarda da inanılmaz bir manevra kabiliyeti ile
-tıpkı bir jet uçağının manevra yapması gibi- hareket edebilirler.
Vücutlarını saran kasların hızla kasılması sonucunda su itilir. Bu
sayede mürekkep balıkları hareket ederler.
The Guinnes Encylopedia of the Living World, s.56-57 |
|
|
İSLİ DENİZ KIRLANGICI
İsli deniz kırlangıçları (Sooty Terns) hiç durmadan beş yıl uçabilirler.
Kırlangıçların dakikada 150 kez kanat çırptığı göz önünde bulundurularak
bir hesaplama yapılacak olursa, isli deniz kırlangıcının yere inmeden
önce kanatlarını yaklaşık 400 milyar kez çırptığı ortaya çıkar. Bu
kuşlar uçuş halindeyken yemek yerler ve yine uçarken uyurlar, sadece
çiftleşmek için yere inerler.
ZooBooks, Animal Wonders, Ocak 1998, Vol.15, No.4 |
|
|
ANABANTİD
Balıklardan Anabantid familyasının ilgi çekici bir özelliği, üreme
zamanlarında erkeğin su üzerinde köpükten bir yuva kurmasıdır. Su
yüzeyinde tükürüğe benzer bir salgı ile kurduğu bu köpük yuvanın yapımı
tamamlandığında, erkek balık kendine özgü çeşitli aşk oyunlarıyla
dişi balığı bu yuvanın altına çeker. Köpük yuvanın altına yumurtlamak
için gelen dişiye, erkek balık kur yapmaya devam eder ve dişi balığın
yumurta dolu karın kısmını başı ve kuyruğu arasında sıkıştırarak yumurtlamasını
sağlar. Bu yumurtlama esnasında kendi salgısıyla yumurtaları döller.
Daha sonra döllenen yumurtaları tek tek ağzı ile toplayarak büyük
bir özenle köpükler içerisine yerleştirir. 4-8 saat boyunca tekrarlanarak
süren bu yumurtlama işleminden sonra erkek, dişi balığı yuvadan uzaklaştırır.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:222, Mayıs 1986, s.28 |
|
MİDYE
Midyeler deniz suyunu süzerek, suyun içindeki planktonları ve her
türden besin parçacıklarını almak suretiyle beslenen omurgasızlardır.
Midyelerin organlarının üzerini kaplayan mantonun kıvrımları arasında
"örtenek boşluğu" adı verilen bir boşluk bulunur. Söz konusu bu boşluğun
içinde, hayvanın hem solunumunu sağlayan, hem de beslenmesi için gerekli
su akışını meydana getiren, kirpiklerle kaplı iki solungaç yer alır.
Deniz suyu, hayvanın karın bölgesinden içeri girer, solungaçlarda
süzülür ve tekrar dışarı çıkar. Bu hareket sırasında, deniz suyunun
içerdiği planktonlar ve diğer besinler, midyenin solungaç kirpikleri
tarafından yakalanarak ağıza kadar ulaştırılır.
Larousse, Tematik Ansiklopedi, 4. Cilt, s. 163 |
|
|
ÇALIKUŞU
Pekçok kuş, yavrularını düşmanlarından korumak için sahte yuvalar
kurar. Örneğin Afrika ve Hindistan'da kuş yumurtasıyla beslenen hayvanlar
çoğunluktadır. Bu yüzden Afrika Çalıkuşları (Ploceides) çok sayıda
sahte yuva kurarak yumurtalarını korurlar. Tropik bölgelerdeki ağaçlarda
yaşayan yılanlar çok zehirlidir. Bu nedenle aynı bölgede yaşayan Çulhakuşu
kolonilerinin yuvalarının girişleri gizli ve karmaşıktır. Ayrıca bu
kuşlar başka bir önlem olarak da yuvalarını hem dalları dikenli Akasya
ağaçlarına kurarlar hem de çok sayıda boş yani sahte yuva da yaparlar.
Giovanni G. Bellani, "Quand L'oiseau Fait Son Nid", s.23 |
|