KRAL KELEBEKLERİ
Her yıl düzenli olarak sonbaharda, Kuzeydoğu Amerika'da yaşayan kral
kelebekleri yumurtlamak için Kanada'nın güneyinden Meksika'nın içlerine
kadar göç ederler. Bu yolculuk 4000 km.'nin üstünde bir yol demektir
ve 75 günden fazla sürebilir. Kelebekler ise bu yolu katederken bir
doğru boyunca uçmazlar. Kimi zaman önlerine çıkan bazı engelleri aşmak
zorunda oldukları için aslında çok daha fazla yol katettikleri unutulmamalıdır.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:379, Haziran 1999, s.89 |
|
|
ÖRÜMCEKLER
Hareketsiz durma, kamuflajda her zaman en iyi taktik değildir. Yaprağa
benzer 'mantid'ler, ölü yaprakların hafif rüzgarda sallanması gibi
görünmek için, kendilerini ileri geri hafifçe sallarlar. Bazı tropik
örümcekler de ağlarını o kadar hızlı titreştirirler ki, örümceğin
ağın ortasında durduğu görülemez. Ağ ise neredeyse görünmez bir bulanıklık
şeklinde olur.
Jill Bailey, Mimicry and Camouflage, s.31 |
|
|
KİWİ
Çok iyi gören gözlere sahip olmalarına rağmen kuşlarda koku alma duyusu
yeterli değildir. Ancak bazı istisnalar vardır. Örneğin Kiwi kuşu
çok küçük gözlere sahiptir, bu yüzden solucanları ve tırtılları daha
çok kıvrık gagasının ucundaki hassas burun delikleri sayesinde koklayarak
bulabilir.
The Guinnes Encylopedia of the Living World, s.138 |
|
|
SIVACI KUŞLARI
Sıvacıkuşlarına (Sitta europaea) bu adın verilmesinin nedeni; yuva
olarak kullanacakları oyuğun girişini kendilerine göre düzenlemelerinden
kaynaklanır. Buldukları oyuğu kendi türlerinin boyutlarına uygun hale
getirmek için, oyuğun girişini çamur ya da kille kapatırlar.
Giovanni G. Bellani, "Quand L'oiseau Fait Son Nid", s.76. |
|
MEŞE PALAMUDU BÖCEĞİ
Dişi meşe palamudu Weevilleri (buğday biti gibi zararlı örümceklerin
genel adıdır) milyonlarca yıldır matkap kullanmaktadırlar. Weevil'in
uzun gagasının ucunda küçük dişleri vardır. Böcek bu gagasını meşe
palamudunun sert yüzeyine dayar. Daha sonra kafasını sağa sola döndürerek
meşe palamudunu delmeye başlar. Derin bir delik açtığında, arkasını
döner ve içine bir yumurta yumurtlar. Yumurta çatladığında Weevil
larvasının yemeği olan meşe palamudu hazır olacaktır.
Ranger Rick, June 1997, s.40 |
|
KARTAL
Bazı kartallar, havada inanılmaz bir sürat yaparak aşağıya doğru inişe
geçerler. Bu dalış esnasında saatte yaklaşık 322 km. hız yaparlar.
Büyük kartallar avlarına çok hızlı çarparlar. Kel kartalın avına vuruşu,
yivli tüfek mermisine kıyasla iki kat daha güçlüdür.
ZooBooks, April 1993, Vol. 10, N. 7 |
|
|
KUŞLAR
Bazı hayvanlar düşmanlarını yanıltmak için seslerini çeşitli şekillerde
kullanırlar. Örneğin ağaç deliklerinde yuva yapan birçok kuş rahatsız
edildiğinde bir yılan gibi tıslar. Yuvaya saldıran yırtıcı hayvanlar
da, delikte muhtemelen bir yılan olduğunu düşünerek bu deliği kurcalamazlar.
Küçük tırtıllardan bazıları da tehlike hissettikleri anda tıslarlar
ve vücutlarındaki sahte göz beneklerini şişirirler.
Jill Bailey, Mimicry and Camouflage, s.50 |
|
KUNDUZ
Kunduzlar su altında saatte 12 km. hız yaparlar ve gözlerini suyun
zararlı etkisinden korumak için saydam olan göz kapaklarını deniz
gözlüğü olarak kullanırlar.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:207, Şubat 1985, s.32 |
|
|
ÖRÜMCEK
Mikroskop altında örümcek ağının telleri pürüzsüz bir görünüm sergiler.
Ancak liflerin dış katmanları soyulup bir çözücüyle yumuşatıldığında
her bir telin yapay liflere taş çıkartan karmaşıklıkta bir yapıya
sahip olduğu görülür. Lifin çekirdeği "nanofibril" adı verilen ortak
merkezli minik ipliklerle çevrilidir. Bu nanofibriller kimi katmanlarda
lifin ekseni yönünde yer almalarına karşın, kimilerinde sarmal bir
merdiven gibi lifin çevresini sararlar. Böylesi bir düzen büyük miktarlarda
enerjinin emilmesine yardımcı olur.
New Scientist, April 24, 1999 |
|
AMFİBİYENLER
Amfibiyenlerin derileri, suda çözünmüş halde bulunan oksijenin, vücudun
içine girebilmesini sağlayacak türdedir. Deride bulunan bezler gizli
mukus salgılayarak derinin sürekli nemli kalmasını sağlar. Böylece
havadaki oksijen de kolaylıkla hayvanın vücuduna girer.
The Guinnes Encylopedia of the Living World, s.130 |
|
|
KARTAL
Tüm kartalların gözlerinde "niktitant zar" denilen fazladan bir göz
kapağı vardır. Bu kapağın işlevi gözleri temizlemek ve korumaktır.
Örneğin kartallar yavrularını beslerken göz kapaklarını genel olarak
kapalı tutarlar. Bu yavruların yanlışlıkla ebeveynlerinin gözlerine
bir zarar vermesini engellemek için alınmış bir önlemdir.
ZooBooks, April 1993, Vol.10, N.7 |
|
|
UÇARMAKİ
Uçarmakiler Malezya ve Filipinler'de yaşarlar. İri bir tavşan büyüklüğündeki
bu hayvanın tüm bedeni deriden bir manto ile örtülüdür. Uçarmaki,
bu mantosunu havada kayar gibi uçmak için kullanır. Dişi uçarmakiler
yavrularını karınlarına oturtarak taşırlar. Uçarken bile yavrularını
yanlarında taşırlar.
David Attenborough, Yaşadığımız Dünya, s.164 |
|
BAYKUŞ
Baykuşların kulakları sese karşı çok hassastır. Duyma oranları insanlardan
daha fazladır. Baykuşların yüzünün iki yanında saç benzeri tüyler
vardır ve bunlar ses dalgalarını toplayıp kulağın içine gönderirler.
Bu tüyler ayrıca bir kulağı diğer kulaktan ayırır, böylece sağ taraftan
gelen ses, büyük ölçüde sağ kulak tarafından duyulur. Bunun yanında
kulaklar, kafada simetrik olarak yer almazlar. Biri diğerinden daha
yüksektedir. Böylece baykuş sesleri super-stereo olarak dinler ve
ses çıkaran canlıyı görmese dahi onun nerede olduğunu, sesin kaynağına
göre tam doğru olarak tespit eder. Bu av bulmanın çok zorlaştığı karlı
havalarda önemli bir avantajdır.
David Attenborough, The Life of Birds, s.100 |
|
|
KARİDES
Birçok derin-su balığı, başlarının üstünden geçen avlarını görebilmek
için yukarı-doğru bakan gözlere sahiptir. Burada renklerin görülemediği
kadar az ışık vardır. Bu yüzden derin su canlılarının çoğu ışık üreten
özel yapılara sahiptirler. Ahtapot, küçük karides (prawn) ve kalamar
gibi canlılar da balıklarınkine benzer ışıklı organlara sahiptirler.
Küçük karidese benzer bazı canlılar da ışığı kendilerini olduklarından
çok daha büyük göstermek için kullanırlar. Antenlerindeki veya karınlarının
kenarlarındaki ışık organları yandığında olduklarından üç kat daha
büyük görünebilirler.
Jill Bailey, Mimicry and Camouflage, s.28 |
 |
|
KUŞLAR
Kuşların kanatları yaşadıkları koşullarla tam bir uyum içindedir.
Albatros, deniz kırlangıcı ve kılıç kırlangıçları hayatlarının büyük
çoğunluğunu uçarak geçirdikleri için uzun ve ince kanatlara sahiptirler.
Bu kanatlarla okyanus rüzgarlarında kolaylıkla süzülebilirler. Şahinlerin,
kartalların ve akbabaların ise geniş, dışa doğru meyilli tüylü kanatları
vardır. Onlar da bu kanatları ile sıcak karalar üzerinde rahatlıkla
süzülebilirler.
The Guinnes Encylopedia of the Living World, s.136 |
|
KIZIL FIRINCI KUŞU
Kızıl fırıncı kuşunun (Furnarius rufus) ismi ekmek fırınına benzeyen
yuvasından kaynaklanır. Erkek ve dişi, bu sağlam yuvayı, çamur, bitki
ve tükürük kullanarak inşa ederler. Yuvanın yapımı aylarca sürer ve
çift bu yuvayı bir sonraki sene tekar kullanmaz.
Giovanni G. Bellani, "Quand L'oiseau Fait Son Nid", s.93 |
 |
|
TEMİZLİKÇİ BALIKLAR
Balıklar parazitlerinden temizlenmek için birbirlerine ihtiyaç duyarlar.
Temizleyici balıkların sırt yüzgeçleri bir vantuz gibidir. Oxyjulus
californica yani senyoritalar bu balıkların en bilinenleridir. Temizleyici
balık çok rahat bir şekilde bazen balığın ağzına girerek dişlerini,
bazen de balığın solungaçlarını temizler, bu sayede karnını doyurmuş
olur.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı 237, Ağustos 1987, s.3 |
 |
|
DENİZ KAPLUMBAĞASI
Bir dişi kaplumbağa bir seferde 100 veya daha fazla yumurta yumurtlar.
Bunlardan küçük olanları gelişmeden ölür. 2 ay sonra yumurtadan çıkan
yavruların bulundukları çukurdan yeryüzüne çıkmaları için 80 cm. gibi
bir yokuşu tırmanmaları gerekmektedir. Bu 80 cm.'i tırmanmak yavruların
4 gününü alır.
International Wildlife, September-October 98, s.32 |
 |
|
KUŞLAR
Kuşların tüyleri sürekli bakım gerektirir. Kuşlar da tüylerini suda
yıkarlar ve toz kullanarak kabartırlar. Çoğu kuşta kuyruğun bedene
bağlandığı yerin yakınında bir yağ bezi bulunur. Kuşlar gagalarıyla
o bölümden yağı alarak sürünürler. Böylece tüyleri su geçirmez hale
gelir. Balıkçıl, papağan ve tukan gibi kuşlarda bu bez bulunmaz. Bu
kuşlar da, tüylerinin bakımını bir kısım tüylerinde bulunan ince bir
tozla yaparlar.
David Attenborough, Yaşadığımız Dünya, s. 128 |
 |
|
KURBAĞA
Tüm kurbağalar büyük gözlere ve göz kapaklarına sahiptirler. Birçoğunun
da gözlerini yağlayacak ve temizleyecek özel bir zarı vardır. Ayrıca
karadayken suyu kolay bulmalarını sağlayacak, mavi ışığa duyarlı göz
yapıları da vardır.
The Guinnes Encylopedia of the Living World, s.130 |
|