|
HAYVANLAR ALEMİ BÜTÜN HAYVANLAR
ORDEK
Ördekler uçarken saatte 50 km.'nin üzerine çıkabilirler. Ayrıca yırtıcı
hayvanlara yem olmamak için de uçarlarken sürekli rotalarını değiştirler.
Suya dalmaları gerektiğinde bunu o kadar hızlı bir şekilde yaparlar
ki avcılar için çok zor bir hedef olurlar.
National Geographic, November 1984, s.581 |
|
|
DENİZ KAPLUMBAĞASI
Su kaplumbağaları, yumurtalarını bırakmak için sahile çıktıklarında,
tuzlu gözyaşı dökerler. Bunun sebebi, gözlerinin kenarındaki bezlerden
vücutlarındaki fazla tuzun atılmasını sağlamaktır. Kaplumbağalar denizde
yüzerlerken tuzlu su içerler ve vücutlarındaki fazla tuzdan kurtulmaları
gerekmektedir.
ZooBooks, Animal Wonders, Ocak 1998, Vol. 15 N.4 , s.16 |
 |
|
ÖTLEĞEN KUŞU
Karabaş küçük ötleğen kuşları sonbahar göçleri sırasında, 3800 km.lik
bir yol katederler ve bu sırada vücut ağırlıklarının yarısını yitirirler.
Bilim adamları bu canlıların yakıt verimini litre başına 290.000 km.
olarak hesaplıyorlar.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:330, Mayıs 1995, s.68 |
|
|
YENGEÇ
Dünyanın en büyük kabuklusu Japonya sularında yaşayan ve boyuna kıskaçlarının
uzunluğu da katıldığında yaklaşık 3-3.5 m. uzunluğunu bulan bir tür
yengeçtir. Bu türün dişileri bir seferde yaklaşık 1.5 milyon yumurta
yumurtlayabilirler.
National Geographic, April 1984, s.489 |
|
KUŞLAR
Okyanus üzerinde uçan kuşlardan pekçoğu, örneğin albatroslar ve sümsük
kuşları yedikleri besinlerdeki fazla tuzu böbrekleri vasıtasıyla dışarı
atamazlar. Bunun için fazla tuz içeren sıvıyı burunlarında bulunan
özel bezlerden veya ağızlarından dışarı atarak çıkartırlar.
The Guinnes Encylopedia of the Living World, s.136 |
|
GÜVE
Böcekler kimyasal sinyallere karşı son derece duyarlıdırlar. Örneğin
bir dişi güvenin, "feromon" adı verilen salgısı, erkek güve tarafından
kilometrelerce uzaktan dahi fark edilebilir.
The Guinnes Encylopedia of the Living World, s.126 |
 |
|
ARI KUŞU
Arıkuşları koloniler halinde yaşarlar ve bu kolonilerdeki sayı 10.000
çifte kadar çıkabilir. Her bireyin bu kadar çok yuva içerisinde kendine
ait olan yuvayı nasıl bulabildiği ise bir sırdır.
Giovanni G. Bellani, "Quand L'oiseau Fait Son Nid", s.98 |
|
KARINCA
Kabarcık karıncası'nın (Myrmica laevinodis) yuvasını sık sık su basar.
Bu ani baskınlar karşısında karınca, oluşturduğu hava kesesine tutunarak
sudan çıkar ve kendini boğulmaktan kurtarır.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:221, Nisan 1986, s.12 |
|
DENİZ TARAĞI
Venüs tarağı murex olarak adlandırılan deniz kabuğu tıpkı bir balığın
kılçığı görünümündedir. Bu yüzden diğer balıklar, üzerinde et olmadığını
düşündüklerinden bu kabuğun yanına bile yanaşmazlar.
ZooBooks, Animal Wonders, Ocak 1998, Vol.15 N.4 |
|
|
MEGAPOD
Avustralya megapod kuşları yaptıkları "Kuluçka Makinesi" tipi yuvalarında
ısı izolasyonu için kum kullanırlar. Kuluçkadan 6 ay önce erkek megapod,
dev pençeleriyle 3 m. çapında ve 15 m. derinliğinde bir çukur kazar.
Sonra bu çukuru çürümekte olan yaş otlar ve yapraklarla doldurur.
Çürüyen bitkilerdeki bakteriler, yüksek derecede sıcaklık oluştururlar.
Çürüyen bitki yığınının üzerinde huni biçiminde açılmış olan delik,
kış boyunca yağmurun içeri sızmasını ve organik maddelerin nemli tutulmasını
sağlar. Çürümüş bitki tabakasını toplayan ve havalandırmak üzere zaman
zaman altüst eden hep erkektir. Dişi kuş zaman zaman gelerek, erkeğin
çalışmasını kontrol eder. Sonunda dişi, çürüyen bitkilerin üzerindeki
çukura yumurtlar. Kuvöz benzeri bu yuvadaki sıcaklığı tam 33 derecede
tutmak da erkeğe düşen bir görevdir; erkek bunun için havalandırma
delikleri açar. Gagasını kullanarak yuva ısısını sürekli kontrol eder.
Yazın sıcağında bu önlem yetmeyince, yuvasını kumla örtmeye başlar
ve hava sıcaklığı arttıkça kum tabakasını kalınlaştırır. Öyle ki,
yaz ortasına doğru kumun kalınlığı 1 m.'yi bulur.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:260, Cilt:22, Temmuz 1989, s.58 |
 |
|
TAVŞAN
Sıçrayan tavşanın gövdesi ve kuyruğu aynı uzunlukta olup, boyu 50
cm.dir. Tehlike anında kangurular gibi zıplayarak kaçar ve her sıçrayışta
2 m. gider.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:212, Temmuz 1985, s.13 |
|
DALICI KUŞLAR
Dalıcı kuşlar gözlerindeki özel lensler sayesinde suyun içindeyken
de rahatlıkla etraflarını görebilirler.
The Guinnes Encylopedia of the Living World, s.138 |
 |
|