ATEŞ BÖCEĞİ
Ateş böceklerinin yaydıkları ışığın en önemli özelliği, ateşle ve
sıcaklıkla ilgisinin olmamasıdır; buna "soğuk ışık" denilir. Bu, günümüzdeki
aydınlatma teknolojisinin ulaşmaya çalıştığı bir hedeftir. Normal
bir ampul, elektrik enerjisinin ancak %3-4'ünü ışığa dönüştürüp, kalan
kısmını ısıya dönüştürür. Ateş böcekleri ise %100 bir verimle ışık
üretirler.
Bilim ve Teknik, Sayı 239, s.10 |
|
|
DENİZ KIRLANGICI
Kuzey Kutbu'nda yaşayan deniz kırlangıçları, her yıl 30.000-40.000
km. kanat çırparlar. Bu kırlangıçların vatanları Kuzey Kutbu'dur.
Fakat her yıl Kuzey Amerika, Grönland ya da Sibirya'daki üreme bölgelerinden,
Kuzey Kutbu sularındaki kışlık bölgelere doğru yolculuk yaparlar.
Deligeorges, S., Recherche, Kasım 1996 |
|
|
PENGUEN
Penguenler, Güney Kutup Bölgesi'nde yaşarlar. Bu hayvanların vücut
sıcaklığı 400C, yaşadıkları ortamın sıcaklığı ise -400C'dir. Bu da
penguenlerin, 800C'lik bir sıcaklık farkına dayanmaları demektir.
Bunu sağlayan, hayvanın derisinin altında bulunan kalın yağ tabakasıdır.
Bu tabaka, vücut sıcaklığının kaybolmasına engel olur.
Bilim ve Teknik, Sayı 255, s.35 |
|
|
KUŞLAR
Bazı kuşlar yaralanmış veya uçamıyormuş gibi yaparak yavrularını düşmanlardan
korurlar. Bir düşman yaklaştığında anne kuş yuvasından sessizce uzaklaşır.
Çığlıklar atarak ve kanatlarından birini sallayarak, yerde kanat çırpmaya
başlar ve yaralı taklidi yaparak düşmanın dikkatini kendi üzerine
çeker. "Yaralı" kuşu yakalamaya çalışan yırtıcı hayvan, anne kuş tarafından
bu yöntemle yuvadan çok ilerilere götürülür. Yavrusunu güvenceye aldıktan
sonra anne kuş uçarak düşmandan uzaklaşır.
Russel Freedman, How Animals Defend Their Young? s.51 |
|
TIRTILLAR
Çoğu tırtıl tüylerine dokunulursa büyük acı verir. Bu tür tırtıllar
genellikle parlak renktedir. Böyle rengiyle tırtıl, kendisini yemek
isteyen herhangi bir canlıyı uyarmış olur.
David Attenborough, Yaşadığımız Dünya, s.64 |
|
|
BALARISI
Bir arı kovanını korumak, kovanın bekçileri için intihar anlamına
gelebilir. Bal arılarının iğnelerinde bir kirpinin dikeni gibi küçük
oklar vardır. Düşmanı sokan arı uçmaya çalışırken iğne orada takılı
kalır ve arının karnının arka tarafı yırtılır. Karnının yırtılmış
kısmında, zehir salgısı ve onu kontrol eden sinirler vardır. Arı bu
yaralanmadan dolayı ölürken, kovanın geri kalanı bu sayede korunmuş
olur.
Russel Freedman, How Animals Defend Their Young? s.63 |
|
KUNDUZ
Kunduzlar, insanlar gibi su kanalları, ağaçtan kulübeler, yeraltı
inleri ve özellikle akarsular üzerinde barajlar yaparlar. Bu barajların
uzunluğu bazen 20 m.'yi bulur.
Wild Encounters Tale of Beaver, Karvonen Films Ltd. |
|
|
TERZİ KUŞU
Afrikalı terzi kuşu, yuvasını yaprakları dikerek gizler. Erkek terzi
kuşu bir dalın sonunda, birbirine yakın gelişen iki ya da daha fazla
geniş yeşil yaprağı seçer. Sivri gagasıyla her bir yaprağın kenarına
delik açar. Sonra da bir terzinin ipliği kullanması gibi topladığı
örümcek ağlarını veya bitki liflerini kullanır. Lifleri deliklerden
çeker ve düşmesini engellemek için her ilmiği düğümleyerek yaprakları
birbirine diker. Bu yapraklarla kaplı kesenin içinde ayrıca eşinin
yumurtalarını koyduğu gizli bir yuva dokur.
The Encyclopedia of Animal Behaviour, s.42 |
|
BALARISI
İşçi arıların hareketleri son derece tutarlıdır ve amaçsız bir şekilde
hareket etmezler. Kovandaki bir arı yeni yumurtalar için hücreler
hazırlarken, diğeri kraliçeye hizmet etmek için petekler arasında
dolaşır, bir üçüncüsüyse bal toplar. Her işçi kesin olarak ne ve nasıl
yapacağını bilir, kusursuz bir disiplinle hareket eder.
Nat. Geo. Soc., The Marvels of Animal Behaviour, s.49-64 |
|
|
GÜVERCİN
Posta güvercinlerinin yollarını nasıl bulduklarını anlamak için yapılan
bir gözlemde güvercinler bir süre karanlıkta bir kafesin içinde tutulmuşlardır.
Daha sonra serbest bırakıldıklarında, güvercinlerin bulutlu bir havada
bile yüzlerce kilometre ötedeki güvercinliğin yolunu buldukları gözlenmiştir.
Bilim ve Teknik, Sayı 254, s.57 |
|
|
UZUN KULAKLI YARASA
Uzun kulaklı yarasanın gözleri, uzak mesafede bulunan cisimleri seçemez.
Yarasalar, insan kulağının duymadığı ses dalgaları yayarlar. Bu ses
dalgaları havadaki bir cisme çarpmazlarsa boşlukta kaybolurlar. Bir
cisme çarparlarsa yansıyarak çevreye dağılırlar. Yarasa yansıyan bu
ses dalgalarını alır, değerlendirir ve avının yerini bulur. Yarasaların
görmeden avlarını nasıl yakaladıklarını inceleyen insanlar aynı ilkeye
dayanarak radarı icat etmişlerdir.
David Attenborough, Life on Earth, s.236 |
|
PHALAROPE
Dişi Phalarope kuşu yumurtalarını bıraktıktan sonra yuvadan ayrılır
ve bundan sonraki kuluçka görevini erkek kuş devralır. Erkek, yumurtaların
üstüne oturur ve yuvanın üstüne göğüs tüylerini döker. Böylece hayvanın
altındaki çıplak deri kanla dolar. Bu kanın sıcaklığı sayesinde, üç
haftadan fazla süre kuluçka için gereken ısı sağlanmış olur.
The Ocean World of Jacques Cousteau, s.44 |
|
|
KUŞLAR
Kanat çırpmak çok fazla enerji gerektirir. Bu nedenle kuşların enerjisi
onlar için çok değerlidir ve bunu en ekonomik şekilde harcarlar. Bir
ağaçkakan uçarken, düzenli olarak kanat çırpışlarını keser ve kanatlarını
sıkıca vücuduna kapatır. Böylece kısa bir süre kanatlarının havaya
karşı oluşturduğu direnci önler ve havada ilerlemeye devam eder.
David Attenborough, The Life of Birds, s.46 |
|
NUDIBRANCH
Nudibranch kabuğu olmayan bir salyangoz türüdür. Bu salyangoz çok
parlak renklere sahiptir ve son derece göz alıcıdır. Fakat bu özellikler
hayvanlar için çok cazip olmasına rağmen çok az hayvan Nudibranchlar'la
beslenir. Bunun sebebi Nudibranch'ın ısırgan hücreleridir. Bu hücreler
hayvana iyi bir koruma sağlar. Nudibranch bu ısırgan hücreleri kendisi
üretmez. Hyroid denen canlıları yer ve onları sindirim sisteminde
öğütmez. Bu hayvanlar Nudibranch'ın sindirim sistemi içinde koruyucu
mukusla kaplanır ve ısırgan hücre olarak ona bir koruma sağlarlar.
The Ocean World of Jacques Cousteau, s.28 |
|
|
DENİZ KAPLUMBAĞASI
Göç eden canlıların en ilginç örneklerinden biri de kaplumbağalardır.
Brezilya kıyıları açıklarında yaşayan Yeşil deniz kaplumbağaları 2000
km. yüzerek Atlantik Okyanusu ortalarındaki Ascension Adası'nda yumurtlarlar.
Kumdaki çukurlara gömülü yumurtalardan çıkan yeni doğmuş kaplumbağa
yavruları hemen denize yönelirler. Açık denizde yetişkin haline geldikten
sonra da yumurtlamak için tekrar Atlantik Okyanusu'na doğru yönelirler.
Bilim ve Teknik, Sayı 304, s.235 |
|
|
YILAN BALIĞI
Avrupa'daki ırmaklarda yaşayan yılan balıkları 6000 km.'lik uzun bir
yolculuk yaparak Bermuda'nın güney batısında bulunan Sargossa Körfezi'ne
gelirler. Ve buraya yumurtalarını bıraktıktan sonra ölürler. Çıkan
larvalar da kendilerini, "Gulf Stream" adı verilen sıcak su akıntısına
bırakarak tekrar Avrupa'ya doğru 6000 km.'lik bir yolculuğa başlarlar.
Görsel Bilim ve Teknik Ans., Cilt 5, s.1784 |
 |
|
FINDIKKIRAN KUŞU
Fındıkkıran kuşları ölü ağaçların yumuşak tahtalarında yuva deliği
açarlar. Yuva hırsızlarına karşı etkili bir korunma geliştirmişlerdir.
Bir deliği açtıktan sonra, bir fındıkkıran yakındaki bir su birikintisinden
çamur toplar ve yuva deliğinin girişini bununla sıvar. Tam bir fındıkkıranın
kıpırdayabileceği genişlikte bir giriş bırakır. Böylelikle sığırcık
gibi daha büyük kuşlar bu delikten yuvaya giremezler.
Russel Freedman, How Animals Defend Their Young? s.13 |
|
KUŞKANATLI DEV KELEBEK
Kuş kanatlı dev kelebeğin (Ornithoxtera) dişisi, yumurtalarını tek
tek yaprakların üzerine bırakır. Yumurtadan çıkan tırtılların gövdeleri
boyunca, altı sıra etli yumrucuk vardır. Ayrıca başlarında da "ozmeteryum"
denilen Y biçimli ilginç bir organ bulunur. Bu organ vücuttaki salgı
bezlerine bağlıdır. Tırtıl korktuğu zaman ozmeteryum içeri girip çıkar
ve kötü bir koku salgılar. Bu sayede tırtıl düşmanlarını caydırmış
olur.
Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing, Böcekler, s.26 |
|
|
AĞUSTOS BÖCEĞİ
Ağustos böceklerinin yakınına minik mikrofonlar yerleştirilerek 158
desibellik bir ses çıkardıkları tespit edilmiştir. Bu, bir el bombasının
patlamasıyla aynı değerdedir. Eğer böceğin işitme organı karnının
uzağında bir kapsülün içinde korunmuş konumda olmasaydı, böcek bu
yüksek sesten dolayı sağır olurdu.
Science et Vie, n.976, s.33 |
|