Denizaltılar-Nautilus
Nautilus isimli balık dalmak istediğinde vücudunda bulunan içi
boş odacıkları su ile doldurur. Yüzeye çıkmak istediğinde ise,
ürettiği özel bir gazı bu dalış hücrelerine pompalar ve suyun
boşalmasını sağlar. Denizaltılarda da Nautilus'taki gibi dalış
odaları yapılmakta, içeri alınan suyun boşaltılmasında ise su
motorlarından faydalanılmaktadır.
Kelebek
hortumu - Kamış
Kelebeklerde bulunan hortum, sayısızteknik ayrıntıyla donanmış bir
gelişmiş alet niteliğindedir. Dinlenme anında bu hortum, bir saatin
sarmal yayı gibi dolanır. Kelebek besin gereksinimini karşılamak
isterse, hortumda ki özel bir kas harekete geçer. Hortum çözülürek
bir boru halini aldığında, en derin taç yapraklarındaki çiçek özünü
bile emebilir. Meşrubat içmek için kullandığımız kamışlar da aynı
sistemle yapılmıştır.
Şnorkel
- Sivrisinek larvası
Suda gelişen sivrisinek larvası sahip olduğu bir nefes borusu sayesinde
su üzerinden ihtiyaç duyduğu oksijeni sağlıyor. Borunun etrafındaki
tüyler ise aynı şnorkelin tepesindeki tıpa gibi suyun içeri
girmesini engelliyor.
Sineğin
ağzı - Fermuar
Fermuar icat edileli daha bir yüzyıl oldu. Fakat sinekler yaratıldıklarından
bu yana yüzbinlerce yıldır, alt dudaklarını oluşturan olukları birbirine
kenetlemek amacıyla fermuar sistemini kullanıyorlar. Hortum, uç
kısmında genişleyerek doğal fermuarların görünmesine imkan veriyor.
Mimari-Örümcek ağı
Örümcekler kendileri için çok değerli olan ağlarını genellikle tenha
yerlere kurarlar. Bunun nedeni hayvanlar veya doğa şartları tarafından
ağın bozulmasını önlemektir. Ağın korunması için ilginç bir örnek Orta
Amerika’da yaşayan Argiope örümceklerinin ağlarında görülür. Bu
örümcekler ağlarına parlak beyaz renkte, zig-zag şeklinde işaretler
koyarlar. Bu işaretler kuşlara ağın içinden geçmemeleri için bir uyarıdır.
Örümcek bu işaretlerin arkasında durarak avının kendisini görmesini
engeller.
Çiy örümceğinin agını inşa ederken kullandığı teknikten
ilham alınarak hazırlanan Münih'teki çardak biçimli kuş
kafesleri.
Tatlı su örümceğinin ağından esinlenerek yapılan bir denizaltı
köyü projesi. Örümceğin su geçirmez ağı, böceğin yasamını
sürdürmesi için gereken hava ve besini de içinde taşımaktadır.
Denizaltı evlerinde ağın yerine camın kullanılması düşünülmüştür.
Çiğ örümceğinin yaptığı ağın gergin yapısı, ağa yırtılmaz bir
özellik kazandırmaktadır. Günümüzde bu prensip inşaat mühendisleri
tarafından farkedilmiş ve tel örgüler yardımıyla kullanılmaya
başlanmıştır. Örneğn Cidde Havaalanı Hac Terminali ve Münih’teki
hayvanat bahçesi bu prensipten yararlanılarak yapılan binalardandır.
Münih Olimpiyat Stadı’ndaki tavan
kaplama alanlarının inşasında, "tepeli toygar örümceği"nin
ot ve çalıların üzerine ağ gererek yaptığı yuvasının yapısı
örnek alınmıştır.
Örümceğin, oldukça ince olmasına rağmen aynı kalınlıktaki
çelik halatlardan çok daha sağlam olan ipliğinin taklit edilebilmesi
için bilimadamları halen çalışmaktadır.
Örümceğin bu yöntemleri kendi kendisine geliştirebilmesi için uzun süre
mühendislik eğitiminden geçmiş olması gerekir. Oysa örümcekler ne yapı
statiği, ne de mimari tasarım bilirler. Onlar sadece kendilerine doğuştan,
Allah tarafından ilham edilmiş vahiye uyarak hareket ederler.