Son derece şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı
bir başka savunma yöntemi ise, "sahte gözler"dir. Bazı hayvanların vücutlarında
"sahte gözler" denebilecek şekiller vardır. Bu "sahte gözler" o denli inandırıcıdır
ki, bu canlıları avlamak isteyen diğerleri, gözler nedeniyle, karşılarında çok
daha devasa bir hayvan olduğunu sanıp kaçabilirler. "Sahte gözler"e sahip hayvanlarsa,
farkında bile olmadıkları bu özelliklerinin kendilerine sağladığı rahatlığı
yaşarlar..
Bazı kelebekler kanatlarını açtıkları anda karşımıza bir çift göz
çıkar. Bütün ayrıntılarıyla ve simetrisiyle eksiksiz iki gözdür bunlar. Sadece
bu gözler bile, düşmanlarını karşılarındaki canlının bir kelebek olmadığı konusunda
ikna etmeye yeter de artar. Özellikle üstteki Şönling Kelebeği gibi bazı kelebek
türlerinin sahte yüzleri; ortasındaki pırıltılarıyla gözleri, yüz hatları, çatık
kaşları, ağzı ve burnuyla öylesine mükemmeldir ki, ortaya çıkan görüntü birçok
düşman için oldukça caydırıcıdır. Peki bu gözler nasıl ortaya çıkmıştır?
Bu olağanüstü görüntünün, "ilginç bir rastlantı" sonucunda ortaya
çıktığını iddia etmek mümkün değildir. Üstteki resim detaylı incelendiğinde
kusursuz bir tasarıma sahip olan bu yüz şeklinin rastlantıyla oluşamayacağı
kolaylıkla anlaşılacaktır. Rastlantılar simetri oluşturabilirler mi? Rastlantılar
aynı renk ve tıpatıp aynı desenleri farklı iki yerde oluşturabilirler mi? Tabii
ki oluşturamazlar. Böyle bir iddia bilimsellikle alakası olmayan, son derece
anlamsız bir iddiadır.
Kelebek faydalı olacağını düşündüğü için kendi kendine bu
sistemi oluşturmuş olabilir mi? Bu sorunun cevabı da tabii ki "hayır"dır.
Bir kaç haftalık ömrü olan bir tırtılın, kendi renkleriyle,
desenleriyle oynayıp, ressamlara taş çıkartacak bir çizimi gerçekleştirmesi
ve bunu savunma için kullanması söz konusu bile değildir.
Yeryüzündeki tüm canlılar gibi "sahte gözleri" olan bu canlılar
da Allah tarafından yaratılmışlardır. Onlardaki kusursuz tasarımın sahibi hiç
kuşkusuz ki alemlerin Rabbi olan Allah'tır.